13 Haziran 2015 Cumartesi

Son durum nedir ?

(burada yazılı olanlar yatırım tavsiyesi değildir. )
Hisse senetlerinde  temel yorum mali endeks grafiklerine göre yaptığımı hatırlatmak isterim.
Bir süredir yazdığım ve seçim sonuçları ile çok bağlantılı olarak ciddi bir düşüş dalgasında olduğum tahmini (mali endeksin 118 binlerden 98 binlere 20 bin puanlık düşüşü ön görmüş olduğum gelecek tahmini) 8 Haziran pazartesi seçim sonuçlarına panik yanıtların verildiği anda artık bittiği kanısındayım. Pazartesi dip seviyelerden hisse senetleri almak  ve zirve seviyelerden dolar satmak önerdiğim hareketti. Pazartesi o panik dalgasının temeli seçim sonrası açıklamalarda hükümet kurulamayacağı yönünde siyasilerden gelen açıklamalardı. Ters pozisyonda olmaktan kaynaklanan düşüşün iki katına çıkmasına neden oldu. Ancak öğle saatlerinde aklı selim yorumlar ile bu sonucun istikrarsızlıkla mutlak eş anlam taşımadığı hatta Türkiye'nin önüne bir çok olası seçenek sunduğu yorumunu yapmak daha doğru bir yaklaşımdı.
Ve en çok da Demokrasiye saygı duymak onun getirdiği sonuçları kabullenip bu sonuçların doğuracağı olasılıklara fırsat vermenin en doğru yorum olduğu kanısındayım.  Böyle anlarda grafikler değil felsefik yorumlar insanın önünü açıyor. Demokrasinin sonucuna saygı duymak demek 8 Haziran pazartesi günü doları olanların o zirve seviyelerden dolar satması ve düşük seviyelerden hisse senedi alması anlamına gelirdi. Bu saygılı insanlar takip eden 4 günde tasarruflarını ciddi derecede artırma fırsatı yakaladılar. Pazartesi akşamı yazımda bu konuya değinmiş ve herkesi saygıya çağırmıştım. Son günlerde % 100'e yakınsayan doğruluktaki gelecek tahminlerinden yeterince övündükten sonra konuya gelebiliriz.
Gelecek nelere gebe ?
2015 siyasetin belirleyici olacağı sene (bu blogta belki 10. kez bu cümle kuruluyor )
Artık siyasetin bölücü ayrıştırıcı yanı 7 haziran günü bıçak kesisi gibi bir anda kesilip atılmıştır. Bu konuda ısrar etmek siyasi olarak ciddi puan kayıpları getireceği açıktır. Ve siyaset bir gün sonra bunu görmüş bu yönde açıklamalara başlamıştır.
Koalisyon kurma çalışmalarındaki iyi gelişmeler olursa mali endeks 110 binlerin üzerine çıkacaktır. Bu nedenle yakından takip edilecek konu budur.
Yunanistan riski bir diğer önemli başlık. Aslında piyasalar Yunanistan'ın sonunda kurtarılacağı ön görüsünde iken bu durum biraz daha gerilip sürpriz etkisi yaratacak duruma geliyor. Bu nedenle ay sonuna kadar Yunanistan çözümsüzlüğü bahane edilerek düşüşler olabilir.
FED haziran toplantısı ve çıkacak sonuç üçüncü önemli başlık. Ben Eylül faiz artırımı ama çok yumuşak bir artırım ve söylem olacağı tahmini koruyorum. Haziran toplantısının önemli noktası Eylülde olabilir ama olmaya da bilir. Her toplantı mevcut verilere göre bir ön yargı oluşturulmadan yapılacak mesajının verilmesi olacak. Bu mesaj Eylül beklentisine alışmış piyasalar için acaba olmaz mı diye düşünmesini ve pozitif bir tepki vermesini ( ancak geçici ) sağlayabilir.
Kişisel ön görülerim
1 Koalisyon kurulacak (piyasayı kısa vadede tatmin edecek)
2 Yunanistan konusu çözülecek ( en azından ötelenecek)
3 Fed toplantısı kısa vade için pozitif algılanacak.
Bu 3 etken arada bu yönlerin tersine görüntüler verip düşüşler oluşturmasına karşı yaklaşık  1 aylık vadede hisse senetlerinde bir yükseliş dalgası doğuracak. Hisse senetlerinde büyük düşüş dalgalarının bittiği yükselişin başladığı bir dönemde olma ihtimalimiz yüksek.
(Düşüş olması için koşullar hükümetin kurulamaması Yunanistan'ın temerrüte düşmesi Fed'in haziranda faiz artırması kişisel görüşüm bu olumsuzlukların olmayacağıdır. Size de bu konularda tahminler yürütüp o doğrultuda bir yatırım çerçevesi çizmenizi öneririm )

Yeni Okumaya başlayanlar için

Blogg'da daha önce de bir kaç kez buna benzer yazı yazmıştım.
* Bu blogg temelde (adından da anlaşılacağı üzere) benim için bir güncedir. Yaşanan olayların ekonomik etkilerini yazdığım bir güncedir. Bunları yazarken sıklıkla da bir gelecek tahmini yapmaya çalışırım. Veriler olaylar ve grafiklerin geleceği ne kadar ön gördürebiliyor bunu anlamaya çalışıyorum. Tüm bu tahminler kişisel gelecek ön görü denemeleridir. Daha fazlası değil.

* Bu sayfadaki yazıların temel amacı Emeği ile bir tasarruf yapmış kişilerin bu tasarruflarını daha bilinçli bir şekilde değerlendirebilmesini sağlamaktır. Temel motivasyonun Emek'e olan saygımdır.

* Yazılar bir yatırım tavsiyesi olarak değerlendirilmemeli ama önemli bir sentez olarak dikkat edilmeli içeriklerine. En doğru yatırım yatırımcının kendi kararı ile yaptığı yatırımdır. Ama bu karar oluştururken sağlıklı bir çerçeve çizilmesinde büyük fayda var. Ki bu blogg yazıları işte bu çerçevenin sağlıklı yapılmasına katkıda bulunmayı amaç ediniyor.

* 2 yılı geçkin bir süredir yazıyorum. Ve yazdığım bir takım noktalar daha önce yazdığım konuları referans alarak yazılıyor. Bu nedenle eski yazılara göz gezdirmek faydalı olacaktır.

*Finansal okuryazarlık konuşanda okuyucusuna katkıda bulunmak ve emekçinin tasarruf yapıp yaptığı tasarrufu artırmasını sağlamak kısaca (iyilik yapmak ) temel amaçtır. Mevcut ekonomik sistemin temel gücü olan Kar mantığını çok iyi algılamış birisi olarak bunu kesinlikle ön plana koymayan bir dialektik felsefe ile yazılmaktadır. (ne daha çok üye ne daha çok okunma ne de bu bloggdan ticari bir getiri amacı güdülmemektedir
yapılan iş sadece günce tutmak ve gelecek tahmininde bulunma denemeleri yapmak ve bunu İYİ bir amaç uğruna yapmak )

9 Haziran 2015 Salı

Bu satış bir gün daha devam ederse bunun adı Demokrasiyi cezalandırmak olur.

Borsadaki bu büyük  düşüşün yarın dahil gelecek günlere yansımaması gerekir. Bu şekilde büyük düşüşün devam etmesi demokrasinin cezalandırılması anlamına gelecektir. Bu gün için ters pozisyonda yakalanan yatırımcıların panik hareketleri ile açıklama yapılabilir. Tam olarak haklı çıkarmasa da bu panik dalgası bir hafifletici neden olarak görülebilir.
Seçimler günümüz demokrasilerin en temel unsuru. Dolayısıyla bu seçimlerin çıkardığı sonuca herkes saygılı olmalı. Ve çıkan sonuçlarla nasıl bir hükümet kurulacağı ya da kurulamayacağı konusu için konuşmak çok erken. Şu anda 4 partili ülkenin çok büyük bir kısmını temsil eden bir meclis aritmetiği oluşmuştur. Demokratik sürelerin işlemesine izin verilmeli. Bunca aklın ortaya çıkardığı tablo liderlerin de sorumluluk sahibi davranışları ile birleşirse çok büyük olasılıkla demokratik, çağdaş, hukuka saygılı, merkez bankası bağımsızlığı kabul eden hatta bunu güçlendiren, şeffaf bir hükümetin kurulmasını sağlayabilir. Bu olasılık her tür koalisyon ile mümkün yeter ki seçilmiş olanlar yüklendikleri tarihi sorumluluğu bilsinler. Son 6 aydır tekrarlayan  bir ifade olacak benim içinn ama Türkiye bir uçurumun kenarında yürüyerek yol alıyor. Bu yolda bizi düzlüğe çıkarabilecek tek güç siyaset. Düzlüğe çıkalım yine konuşulacak eski konular konuşulsun. Ama şimdi mesele Memleket'in varlığı ve geleceği. Memleketi uçuruma itmeden onu bir an evvel düzlüğe güvenli yollara çıkarma zamanıdır. Her bir seçilmiş üstendiği tarihi sorumluluğun farkına varmalıdır. Kendi çıkarlarını memleketinkinden daha önceye koyma gafletine düşmemelidir. Aksi takdirde kendi varlığını yok edecektir.

Çakılan borsa Çoşan döviz kuru Bir seçim sonrası günü

Sanırım gönül rahatlığı şunu söyleyebilirim; hisse  senetlerindeki bu düşüş ve dolardaki yükselişi yeterince erken ve yeterince net bir şekilde bu blogda yazmıştım. Bloggumu takip edenler beni yeterince anlamışlarsa. Seçime daha çok döviz ağırlıklı bir portföy ile girmişlerdir. Ve piyasanın düştüğü bu ters köşeye düşmemişlerdir.
Bu gün borsa % 8 düşüş ile açılıp % 5 düşüş ile kapattı. Dolar 2,80'i geçip 2,75 seviyelerinde kapattı. Benim tanık olduğum en güçlü günlük dalga dolar değeri olarak hisse senetleri % 10a yakın değer yitirdi.

3 Haziran 2015 Çarşamba

Bu günkü hisse senedi yükselişi devam mı yoksa düşüse mi devam ?

Ulusal mali endeks % 1,4 yükseldi. Ancak sepet kurda yaklaşık % 1 yükseldi. Dolar/TL hafif düştü. TL Euro/dolar paritesindeki yükseliş nedeniyle Euro karşısında % 2 değer kaybederken Dolar karşısında hafif yükseldi. Ancak sepet kur yükseldi. Bu durum bu gün gözlenen yükselişin sınırlı kalabileceğini gösteriyor. Dolar endeksindeki geri çekilme Yunanistan'ın bir taksak sunması. Bu taslağın kreditörlerce kabul edilmesi Euro'yu güçlendirken dolar zayıfladı.
Yunanistan konusu tam olarak çözülmüş değil. Kişisel görüşüm şu ki kısa vadede tam olarak çözülemeyecek. Borç ödeme konusunda bir anlaşma sağlana bile bunun Euro'ya yada hisse senetleri piyasasına sadece bir günlük bir pozitif dalga getirebilir. Çünkü borç anlaşması yapılsa bile bir sürü sorunu olan bir ülke ekonomisi var olmaya devam edecek.

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Yeniden Kritik Seviyelerdeyiz. Serbest Düşme Çakılmaya Dönebilir mi ?

Mali endeks 118 binlerden 109 binlere hızlı bir şekilde geri çekildi. Günü 110 binlerin altında kapattı Dalga teoremleriminde (bakınız eski yazılarım) 110 binin altı 2. dalgaya girmek anlamına geliyor.126 binlerden başlayan son düşüş dalgasında 13mart 2015'de 102 bini gördü sonra 106 bin 107 bin ve 108 binleri görüp tekrar birinci dalgaya girdi. Ancak 1. dalgada en fazla 118 bine kadar yükselebildi ve 118 binden hızlı bir şekilde gerileyip tekrar 2. dalga içine girdi. (1. dalgayı bir ekonominin başarabildiği en iyi koşullar olarak görebiliriz ve onun üzerinde bir başarı elde edilebilir ve yeni zirve oluşturursa bu yeni zirvenin adı 1. dalga olur eski zirve 2. dalgaya düşer ) Türkiye ekonomisi yeni bir zirve oluşturamıyor. Hatta tekrar tekrar  2.  dalgaya giriyor. 1. dalgada kısa süreler var olabiliyor. Bunun alamı temelde bir takım sorunların varlığı olabilir. Temel sorunsa siyasi yani yönetimsel bir sorun olabilir. Bu ise aşağıdaki grafikte belirtmediğim 4. dalga. Mali endeks grafiğindeki bu 12 yıllık grafik tek parti iktidarı kurulduktan sonraki döneme denk gelir 3-2 ve 1. dalgalar ekonomik ve dış konjonktürü ilgilendiren problem ve çözümleri ile ilgili. 4. dalga ise iç siyaset ile ilgili. Buradaki bir sarsıntı üstteki dalgaları dolayısıyla kazanımları yok edebilir. Eğer Yunanistan krizinin çözülememesi nedeniyle 110 binlerin altına iniyor isek bunun en fazla 90 binlerden döneceğini düşünebiliriz. Ama iç siyaset nedeniyle inişe geçmiş isek 75 binlerin altı olası. 2015 Türkiye ekonomisi siyasetin belirleyeceği bir yıl olacak. Bu konuda daha önce yazdığım yazıda her gelişmekte olan ülke gibi yükselsek de uçurumun kenarında yürüyerek yükseliyoruz, en ufak dengesizlikte uçurumun dibini boylayabiliriz demiştim.  Bu sadece bizim değil tüm gelişmekte olan ülkelerin yol haritası. Daha güvenli rotalar gelişmiş ülkelerce kapılmış durumda. Peki siyaset 2015 de üstüne düşeni yaptı mı ? Bu soruya grafiklerden yanıt arayacak olursak. Eğer üzerine düşeni yapmış olsaydı şu anda (seçim arifesinde) yeni bir yükseliş dalgasının içine girmiş olmamız gerekirdi.  Ekonomiler yönetimsel zeminleri sağlamsa periyodik olarak yeni dalgalara yükseliyor olmalılar. Bu kar ekonomisinin bir getirisi. Yoksa kar etmiyor demektir. Yeni zirveler yok ise eski diplere yönelim olacaktır. Bu da yönetim değişimi anlamına gelir. Ülkelerin yönetimi ekonomik gerekçelerle değişiyor. Yani bir ülke ekonomik krize girerse yöneten iktidar değişiyor. Obama 2008 krizi ile geldi. Avrupa son yaşanan krizle sürekli yeni yönetimlere geçti. Mevcut olanın tam tersi geldi. Türkiye'de 2001 krizi sonrası iktidar değişti.(ekonomi ve yönetim diyalektiği )  2015 yılı itibari ile siyaset üzerine düşeni tam olarak yapabilseydi. Bu gün yine tek parti iktidarını kesin işaret eden bir seçim öncesi yeni zirvelere koşan bir hisse senedi görüyor olmalıydık. Oysa biz bir önceki dalgaya giriyoruz. Pazartesi düşüş derinleşirse kısa sürede hızlı bir şekilde çok düşük seviyelere yol alırız seçime tarihi rekor dolarla gireriz. Buna bir de seçim sonrası hükümet kurulamaması senaryosu eklenirse ÇAKILMA gelişebilir önce 90 bin tutamazsa 75 bin mali endekse doğru bir hareket başlar . 3,5 dolar/tl'ye doğru uçabiliriz. Tüm bu felaket senaryo olup olmaması siyasetin elinde idi. Şimdi ise siyasetin yapabileceği çok az şey kaldı. 1 hafta sonra sonucunun hiç ön görülemediği bir seçime giriyoruz. Bu seçim sonrası gelişecek tabloda siyaset tamamıyla temel amacını unutabilir ve ülkeyi değil kendi varlığını korumayı seçebilir. Bu ise bir kaos yaratabilir.
Ben ülkem için iyi olan gerçekleşmesini diliyorum.
Ama 6 ay önce yazdığım uçurumun kenarında yürüyoruz yazısını bir aşama daha ilerletiyorum. Bir ayağımız kaydı. Denge için var gücümüzle çabalamayız diyorum.

28 Mayıs 2015 Perşembe

Bu günkü 2 bin puanı bulan artı dönüş hareketine yarın tepki düşüşü gelebilir mı ?

( yazdıklarım yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir sadece bir tahmin etme çabasıdır)
Daha önceki mali endeks grafiklerinde  sert düşüş dönemlerine baktığımızda bu günkü hareketi izleyen günde 2 bin 3 bin puan arasında bir düşüş takip eden günlerde ise 5 bin puanı bulan düşüş serisi geliyor. Bu nedenle bu gün gelen tepki alımlarının gerçekçiliği sorgulanmalı ve temkinli duruş sergilenmeli. Aşağı yönlü riskler yüksek. Yarın 108 binlerde bir mali endeks görürsek şaşmayalım.