6 Şubat 2018 Salı

Büyük Düşüş -2

8Bu blogg da yazılı olanlar yatırım tavsiyesi değildir. Piyasalardaki hareketleri anlama ve öngörme denemeleridir)
ABD borsalarında tarihe geçecek bir düşüş günü. Üst üste ikinci gün düşüyor. Cuma günü % 2,5 düşmüştü. Bunun üstüne dün bir yazı yazmıştım. Panik atak bir havaya geçiş olabilir diye.
Bu gün DOW endeksi %6'ları bulan bir düşüş yaşandı günü % 4,5 düşüş ile kapattı. Tam bir panik havası yaşandı. Peki o hava toparladı mı elbette hayır. Piyasa % 4 leri aşan düşüş ile ABD'de kapandı. İki günde DOW endeksi 26 binlerden 24 binlere indi. Sadece iki gün hisse senetleri piyasasını takip etmemiş birisi bu gün kapanış fiyatına baksa kesinlikle inanamaz.
Bu durum şimdi asya piyasalarında nasıl bir döngüye neden olacak. dolar/yen paritesindeki düşüşü de düşünürsek japon borsası çok daha büyük bir düşüşle açılabilir. Bir tür reentri halkası gibi Asya'da gelebilecek büyük düşüş yarın Avrupa açılışında daha da büyümüş bir dalgaya neden olabilir. Düşüşler, bir benzetme ile çekilen su altında gizlenen bazı gerçekleri ortaya çıkartabilir. Bu gerçekler dalgayı genişletebilir.
Şu anda yazıyı yazarken SP 500 future değeri % 5 in üzerinde aşağı da. Yani piyasa kapandıktan sonra da negatif hava devam ediyor.
Bu arada negatif ve pozitif toplamda değişmeyen bir enerjinin içinde olduğumuz evrensel fiziksel yasayı hatırlamak gerek. Bunu piyasalar için de geçerli olduğunu unutmamak gerek. pozitif aşırı yük doğal bir negatif potansiyel oluşturdu. Şu anda negatif gücün kuvvetlendiği bir döneme girmiş görünüyoruz.
Türk hisse senetlerine bu düşüş nasıl yansıyacak? Bu sorunun cevabı önemli. Uzun süredir piyasaları takip eden herkesin gözlemlediği bir irrasyonel hisse senedi hareketi var. Bu gün (5 şubut 2018 pazartesi) borsa geneli düşerken THY % 5 civarı artı kapattı. İSC % 4'ün üzerinde düşerken THY hisse senedinde ki artış örneğinde olduğu gibi irrasyonel hisse senedi hareketleri var. Türk hisse senetleri borsasında bu şekilde kar elde eden bir sermaye akımı var. Bu hareketler düşüşleri büyük ölçüde sınırlandırırken TL cinsinde rekorlara ulaşılmayı sağlamış görünüyor. Global büyük bir satış hareketi bu irrasyonel davranan sermayenin hareket mantığını değiştirebilir, ya da irrasyonel hareket gücünü aşabilir. Her iki durumda da Türk hisse senetlerinde düşüş daha ivmeli olabilir.
 Bu satış dalgasının reel ekonomik faaliyetlerle direkt ilgisi yok. Esasen piyasalar hep beklenti üzerine hareket ettiği için her zaman kendi gerçekliğinde yaşıyor. Maddesel gerçeklikle ilgisi çok fazla yok. Dönem dönem maddesel gelişmelerin oluşturduğu beklentiler o gelişme ile eş zamanlı olduğu için bir takım  temel analizler mümkün olabiliyor.  ama bu ender zamanların dışında hisse senetleri kendi beklentisel (maddesel olmayan) gerçekliğinde yaşıyor.
Beklentiler şu anda panik atak bir psikoloji ile şekillenme sürecine giriyor.
Bu ara notlardan sonra tekrar Türk hisse senetlerini tahmin etmeye çalışırsak. Beklentisel gerçeklik, irrasyonel sermaye hareketindeki olası çekilme ile çok daha büyük bir geri çekilme riski Türk hisse senetleri için geçerli.
Bu blogg yazmaya başladığım ilk zamanlardan beri Türkiye piyasalarını benzer diğer gelişmekte olan ülke piyasalarını uçurumun kenarında zirveye çıkmaya çalışan ekonomiler benzettiğim yazılarım olmuştu. Bu modelle anlatım ya da anlama çok önemli. Büyümek dağda yükselmek anlamında düşünelim. Yükseliyoruz ama hep dağın en dış yollarında, uçurum kenarlarında yürüyerek. Olası bir sarsıntı uçurumdan düşme riski oluşturuyor.
Tabi bu zircir ettisi ile diğer yakın ülkeleri de uçurumdan aşağı çeken bir örnekleme. Benzer ve iletişim halindeki bir ekonomi uçurumdan düşerse diğerini de getirebilir.
İlginç olan ise ABD piyasalarının uçurumudan düşmeye başlaması. Ekonomik gerçeklere bakıldığında en güvenli bölgede bulunan ülkenin piyasaları bu hareketi yapıyor ise uçurumun kenarındaki ülkeler için iş çok zor düşmemek imkansız gibi.
ÇOK DİKKATLİ OLUNMASI VE DİKKATLE TAKİP EDİLİP NOT ALINMASI GEREKEN BİR DÖNEMDEYİZ.

5 Şubat 2018 Pazartesi

NOT ALINMASI GEREKEN BİR CUMAYDI 2 ŞUBAT 2018 ABD BORSALARINDA CİDDİ DÜŞÜŞ

02/02/2018 cuma günü ABD borsalarında ciddi bir düşüş oldu. Uzun süredir bu büyüklükte bir günlük satış olmuyordu. Dow 30 endeksi 666,75 puan % 2,54 düştü. Diğer endekslerde % 2 civarı düştü.
VIX endeksi % 28,51 arttı.
Bu derecede büyük dalga hareketleri uzun bir süredir olmuyordu.
Cuma günü ne oldu ?
Tarım dışı istihdam 200 bin geldi beklendi 180 bin
saatlik kazançlarda artış beklentilerin üzerine çıktı.
Sonra ABD tahvil faizlerinde belirgin bir artış oldu.
Sonuçta tetiklenen nokta bir satış dalgası oldu. Uzun süredir biraz da dışarıda kalmaya çalışarak hisse senetleri piyasasındaki hareket psikolojisini anlamaya çalışıyorum. En temel ön gördürücü faktör bence bu. yani piyasaya hakim psikoloji. Bu psikoloji değişmediği sürece dalga yönü değişmiyor.
Piyasaya hakim psikoloji anlaşılırsa ön görmek daha kolay. Ddört beş yıl önce panik atak bir piyasa vardı. Ancak son bir yıldır. İyimser biraz da mani içerisinde bir piyasa psikolojisi hakimdi. Bu ruhsal durumun zedelendiği bir gün 2 şubat 2018.
Kişisel beklenti ve öngörüm ise böyle bir travmatik günün piyasanın yönü değiştireceği idi. Bu travmatik gün tekrarlanırsa bakış açısı hızlı bir şekilde bozulabilir . Tarihi zirvesinde olan hisse senetleri piyasasında bir satış dalgası gelebilir.
Belirli bir seviyele kadar satış dalgası sağlıklı bir yükselme için de gerekli. Ancak bunun yükselişteki bir düzeltme mi yoksa değişen bir psikolojimi oluşturacağını  şimdiden  söylemek zor.
Elbette ki global hisse senedi satışı bizde TL'de zayıflama anlamına geliyor.
Son dönemlerde hisse senetlerinde düşüş olasılıklarını iyi öngördüm. En son mali endeksin 140 bin civarından dönebileceğini tahmin etmiştim. 125 binlere kadar indi (Dolar/TL'de de % 10 kadar yükseliş oldu bu tahmin % 30'ların üzerinde bir getiri sağladı) 125 bin seviyelerinden  tekrar yükseliş başladı. yükselişin başlayacağına dair bir ön görüm olmadı. Çünkü global bir satış beklentisi içinde olduğum için alış önerisinde bulunmak riskli görünüyor benim için.
Şimdi global satış dalgasının eşiğinde olabiliriz. Elbette ti  tek bir günlük satış yeterli gösterge değil. Ama satışın boyutu bir türbülansa işaret ediyor. Girilen türbülanstan ne yönde çıkılacağını ise günler gösterecek.
Piyasalar açısından dikkatli olunması ve incelenmesi gereken günlerdeyiz.

9 Kasım 2017 Perşembe

DTH (Döviz Tevdiat Hesapları ) MİLLİ GELİR ve dolayısıyla GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILADA ARTIŞ SAĞLAYAİLİR Mİ?

Son yıllarda TL'de sürekli bir değer kaybı yaşanmakla birlikte gittikçe artan dalga boylarında dalgalanma grafikleri de dikkat çekiyor.
Yani  TL değer kaybettikten sonra % 10'lara yakın bir değerlenme oradan tekrar bir değer kaybı gibi ciddi dalga boylarında salınıyor. Son 10 yılda TL değeri döviz sepeti karşısında üçte birine düştü.  Son 5 yılda ise % 10'u aşan 5 den fazla  dalga oluştu. Son 1 yılda ise % %35 civarı bir yükseliş ardından % 15 düşüş ve tekrar % 15 yükseliş yaşındı ve 8/11/2017 itibari ile tekrar sepet bazında rekor görüldü. Bu gün 9/11/2017 itibari ile 4,16 seviyelerinde.
Bu dalgaların hepsinde doğru pozisyon alındığı bir varsayım. DTH hesapları yılda % 30 artabilir.
Peki burada seçilecek döviz hangisi olmalı?
Rasyonel değerlenme olasılıkları takip edilirken bakılması gereken ana unsur ticarete konu olmayan para birimlerinin seçilmesi uygun olabilir.
Türkiye'de ithalat ve ihracat daha çok Dolar ve Euro ile yapıldığı düşünülürse Japon yeni ya da İngiliz sterlini gibi para birimlerinin tercih edilmesi ülke ekonomisi açısından rasyonel olabilir. Çünkü TL'nin dolar ya da Euro'ya karşı değer kaybettiği durumlarda DTH'lardan gelecek talep yönlü hareket artış hızını yükseltebilir. Bu da sorun yaratabilir.
DTH'ların uygun kullanımı bazı durumlarda piyasaya TL salınımını sağlayabilir. Bu da TL'nin değer kaybettiği bazı durumlarda kar realizasyonu yapan DTH hesap sahiplerinin döviz bozdurması ile dengelenebilir.
Kısaca finansal okuryazarlığı gelişmiş bir ülkede vatandaş döviz yatırımı  uygun yapar ise ülke büyümesine katkı sağlayabilir.

25 Ekim 2017 Çarşamba

Dolar/TL'de yön neresi grafikler ne diyor?

(burada yazılı olanlar yatırım tavsiyesi değildir sadece tahmin denemesidir)
Bu tahmin sadece teknik yani grafiklere bağlı bir tahmin. Ülkesel ya da global hiç bir gelişme göz önüne alınmaksızın yapılmış bir tahmindir.
Teknik analizin temeli hayatın temel değerlerinin grafiklerin yönüne uyuyor olmasıdır. Yani bir adım önde olan grafiktir.
DOLAR/TL
Grafikleri incelediğimde gözüme çarpan bir konu vardı. 3 gün önceki hesabım 2 gün önce sözel olarak paylaştığım nokta şuydu: Eğer dolar/tl 3,75'i geçerse grafik 3,90'a doğru yol alabilir. Burayı aşması halinde 4,50 seviyesine doğru bir hareket olabilir.
İki para birimini arasında ülke enflasyanlarından doğan % 10'a yakın yıllık değişim potansiyeli zaten var. Yani her yıl enflasyon farkı kadır dolar/tl'de artış beklemek gerek. Sorun şu ki bir yıl önce dolar/tl'nin bazal değeri kaçtı sorusunu net cevaplayamıyoruz. Bu cevaplayamadığımız soru para piyasalarında iniş çıkışlar ve doğal olarak iki yönlü beklentiler oluşturuyor. Buda daha önce pozisyon alanlar için bir kazanç fırsatı oluşturuyor.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Mali Endeks TL bazlı Tarihi Zirvesinin Eşiğinde Hem Heyecan Hem de Endişe Verici

Uzun süredir mali endeksi takip ediyorum. Bir takım ön görüler bu endekse göre doğru sonuç verdi.
Son tahminin mayıs 2017'de ara dalga Xdalgası ismini verdiğim 126 bin seviyesi küçük düzeltme ile aşıldı. Beni endişelendiren düşüş olmadı.
Ve şimdi mali endekste 139 bin sınınındayız. Yani TL bazlı tarihi zirvenin hemen eşiğindeyiz. Bu sınır geçildiğinde TL bazlı yeni bir dalgaya gireceğiz. 1. Dalga yenilenecek.
Bu bir bakıma heyecan verici bir açıdansa endişe verici. 2013'te bu zirve görüldükten sonra endeks 50 bin puan düşmüştü. Endeks buraya kadar gelkişken yeni bir zirve yapması muhtemel. Ama o zirve çabası tüm yukarı çıkış enerjisini de bitirebilir.
Bakalım grafit yenilenecek mi yoksa kendini mi tekrar edecek.
İzlemek ve not etek gerime

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Mali endeks ciddi düzeltme olasılğını düşündürüyor.

(burada yazılı olanlar tavsiye değildir, sadece tahmin denemeleridir)
Uzun süredir ekonomi bloggunda yazmamıştım.
Grafikler temel eksenlerinden kaymıştı. Öngürü nispeten zordu. Son hisse senedi yükselişi benim  için sadece sözel bir tahmin başarısı olarak kaldı. Bloggda yazmadığım için bir kanıtı yok. Uçtu gitti.
Geçmiş zaman geçmişindir. Gelecek de geleceğim. Biz şimdideyiz.
Şimdiki zaman mali endeks grafiğinde bir ara zirvenin çalıştığını gösteriyor. O zirve noktadan yaklaşık bir hafta önce dönüş olmuştu. Tekrar ara zirve noktaya doğru tekrar deneme oldu. Henüz başarılamadı. Yaklaşık bin puan gerisinde. Bu seviyelerden başlayabilecek bir düşüş hareketi hisse senetlerinde % 20'lere varan bir düzeltmeye ulaşabilir. Hız ve koşullar potansiyelini daha da yükseltebilir.

2 Aralık 2016 Cuma

ÇOK DİKKATLİ OLUNMASI GEREKEN GÜNLER.

Burada yazılı olanlar yatırım tavsiyesi değildir.
TL'nin değer kaybediş hızı oldukça endişe verici bir hal aldı. Dolar/TL için 3,50 makul bir değerdi. Ya da bir başka değişle kabul edilebilir bir değer, ancak aynı ivme ile yukarı yönlü hareket Türkiye için ağır gelebilir. Buna bir de petrol fiyatlarındaki OPEC anlaşması ile % 8'lik sıçrama yükselişi eklenince enerji maliyetleri çok artmış oluyor. 2 ayda TL % 20'ye varan bir kayıp yaşadı. Bunun çoğu Son 1 ayda oldu.
Bundan sonraki seviyeleri tahmin etmek mümkün değil. Süreci, akışı görmek hissetmek gerek. Bunu net gören yatırımcı için ise kazançlı olabileceği ani iniş çıkışların başladığı bir süreç. Ancak bu günler üzülerek yazıyorum, daha önceki dalgalanmalardan biraz farlı. Ekonomiyi ince bir ip tutar hale geldi. Her an denge bozulabilir.
Ve böyle bir süreçte dolar bazlı fiyatlarda tarihi diplerde olan MALİ endeks 90 binlere doğru yol alıyor. 90 binler en iyi ikinci dalganın alt sınırı. Bu dalga ülkede yönetimsel, siyasi bir risk olduğunda aşağı yönlü kırılıyor. Aksi taktirde çalışıyor.