19 Temmuz 2018 Perşembe

Artık sorulması gereken soru şu: Yeni Dünya Finansal Krizi nereden ve ne zaman? başlayacak.

Uzun süredir ekonomi güncesine yazmıyorum.  Ama bu günlerde not düşülmesi gereken bir ön görü üzerine yoğunlaştım.
Yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir. Sadece gelecek öngörüsü denemesidir.
Finansaal  değerlemeler küresel bir satış dalgasının  yakınında olabileceğimizi düşündürüyor.
Dalganın başlangıç zamanını elbette tam olarak ön göremeyebiliriz. Hatta ancak dalganın ileri boyutlarında geriye dönüp şu gün başlamış diyebiliriz. Belki de o satışın ilk hareketlerini bazı endekslerde görmüş olabiliriz.
Kimi dalgalar  ise örneğin Nasdaq henüz rekor seviyelerini test ediyor.
Kimi önemli iktisatçılarda 2008 krizi bir dönemin başlangıcına doğru ilerlediğimizi söylüyor.
Yen dolar karşısında önemli ölçüde değer yitirdi. Bu esasen risk algısının azaldığı anlamında yorumlanabilir. Ancak burada ön görmeye çalıştığım nokta tam da bu. Büyük satışlar başlamadan önce gösterge parametreler çok iyimser düzeylerde görünüyor. Bunun tipik örneği VIX endeksi. VIX endeksi satış öncesi çok düşük seviyelerde kalıyor. Satışla birlikte ani ve hızlı bir artış başlıyor. Ama satışın ilk dalgasını görmesi gerekiyor. Öncül bir gösterge değil anlık volatilite göstergesi diyebiliriz.
Uzun süredir konum olarak Türk hisse senetlerinin AYI piyasası riskini  ön gören yazılar yazıyordum. Şu anki düşüş sevileri ( en yüksekten > % 20'den fazla düşüş) ile ayı piyasında olduğumuz net.
Peki küresel hisse senetleri ne zaman ayı piyasasına girecek ? Önemli soru bu.
Bu piyasalara doğru giden girdap akıntısının başlarında olabiliriz. Bu girdapa kapılmamak önemli bir piyasa stratejisi olabilir.
Küresel satışlarda fiyatlar hiç bir teknik destek tanımıyor. Bu anlarda hisse senedini elden çıkarmış olmak zararından daha önemli oluyor. 2008 krizini incelemiş, yaşamış olanlar iyi bilirler.
Bu bakış açısı korumacı riskten uzak yatırım stratejisi getiriyor. Yapılması gereken nokta riskli bir yatırım yapılacak da olsa alış pozisyonunda yakalanmamak gerekiyor. 10 yıldır boğa piyasasında ilerleyen ABD piyasaları için herkesteki sorgusu bunun nerde sonuçlanacağı olsa gerek.
Finansal sistem doğal olarak krizleri oluşturuyor. Bu yapısal bir özellik. Esasen yenilenmesini sağlayan bir yapı olarak görebilir olumlu bakabiliriz.
Krizin ne zaman çıkacağı ise önceden kestirilemiyor.  Aksi taktirde zamanı ön görülebilse herkes önlem alacağı için bir kriz oluşmazdı. 
Genel olarak kriz beklentisinin fiyatlarda en az olduğu dönemlerde oluşması daha rasyonel bir öngörü. Yani riski gösteren endekslerin risklerin uzak olduğunu gösterdiği dönemler. Böylece daha fazla  kişi beklenmedik bir satışla karşılaşıyor ve kriz etkisi oluşuyor.
Bir öngörüde bulunursak küresel finansal krizinin hemen öncesindeyiz. Girdap akıntısı muhtemelen sessizce bizi çekmeye başladı.  Akıntının güçlü bir şekilde çektiği zaman zaten kurtuluş şansı yok demektir.  Muhtemelen dünya finansal sistemi için kaçınılmaz girdap akıntısına giriş gerçekleşecek. Temmuz 2018 yeni dünya finansal krizinin başladığı ay olabilir.
Bu yazdıklarım sadece bir öngörü denemesi. Daha fazlası değil. Yatırım tavsiyesi hiç değil. Yatırım kararlarınızı bir çok yazarı, iktisatçıyı, profosyoneli dinleyip okuyup sonunda kendi kanaatinizi oluşturarak vermenizde fayda var. Tek bir yazarla kalmak tek bir bakış açısını görmek anlamına gelecektir.
Tekrar vurguluyorum. yazdıklarım bir tavsiye değildir.  Bir tavsiye verilecekse bu dönemlerde hisse senedi gibi yatırımlarında al pozisyonu için bir kaç kez düşünmek ve  çok dikkatli davranmak gerektiği olabilir.
Deniz

4 Haziran 2018 Pazartesi

MALİ ENDEKS 110 bin sınırında


(burada yazılı olanlar yatırım tavsiyesi değildir. Ekonomik finansal gelişmeleri not almayı amaçlayan bir güncedir)
Mali endeksin mayıs 2013'de oluşturduğu 137 binlerde bir zirvesi vardı. Bu TL bazlı grafiklerde en iyi 1. dalganın zirve seviyesi idi. Bu seviye 17 Temmuz 2017'de test edildi hafif geçildi. Takip eden bir ay boyunca bu seviyenin bir altı bir üstü fiyatlamalar gerçekleşti bu sürede 140 binler görüldü. O dönemde mali endeks tarihi rekorları ve en iyi birinci dalga sınırlarında değişim üzerine bu güncede not almıştım. Daha sonra 118 binlere doğru bir geri çekilme ve bu seviyeden başlayan yukarı yönlü bir dalga ile 26 ocak 2018'de 146 seviyesi (146 898) görüldü. Sonra oradan başlayan düşüş dolgası 1 haziran 2018'de 110 bin 845 seviyesine getirdi. 36 bin puanlık bir düşüş. Yaklaşık % 24'lük bir düşüş.
Geldiğimiz seviye ise 110 bin seviyesi bu daha önceki en iyi birinci dalganın alt sınır idi. Önemli bir direnç ve destek noktası. Bu seviyelerin altına inmesi 90 bin 110 bin arasın dalgaya iniş anlamına geliyor. Bu eski eni iyi 2. dalga. ( Eski dememin nedeni 137 bin 146 arasın yeni en iyi 1. dalga olması ancak 5 yıl sonra geçilen bu zirve sadece 6 bin puan geçilince buna yeni 1. dalga demek konusunda çekimserim. ) Dalga rakamlarının ne önemi var. Daha önce bu konuyu kendi tahmin yaklaşımlarımda anlatmıştım. 2. dalga alt sınırı uzun süreli grafiklerde  siyasal denge sınırı oluyor. Yani belirsiz bir seçim sonucunda o dalganın alt sınırı test ediliyor. O siyasal belirsizlik ortadan kalkınca üst sınırına bir hareket oluyor. Bu dalga tahminleri üzerine daha sonra tekrar değinilmek üzere burada noktalıyorum.
Gelinen  nokta önemli bir seviye kırılması yeni alt seviyeler anlamına geliyor. Aynı zamanda mali endeksin ayı piyasası diye tarif edilen bir piyasada hareket etmesi anlamına da geliyor.
Ama bu seviyeler aynı zamanda yukarı yönlü hareketleri de başlatacak seviyeler.
Benim ön görüm nedir? Etik nedenlerden ötürü piyasa öngörülerimi gerçekleşmelerden sonra yazmaya karar verdim.

TAMA YAKIN GERÇEKLEŞMİŞ DOLAR/TL TAHMİNİ VE DOLAR/TL TAHMİNLERİNDE ETİK YAKLAŞIM ÜZERİNE

 
 
 
TAMA YAKIN GERÇEKLEŞMİŞ DOLAR/TL TAHMİNİ
 
Aşağıda (yazının sonunda paylaştığım  ekte) 22 şubat 2018 ve 2 Mayıs 2018'de izlediğim ekonomi programı sonrasında program sunucusuna yazdığım temelde Dolar/TL tahmini içeren e posta örnekleri var.
Kısaca ön görüm şuydu: Dolar/TL 3,78 iken (22 şubat 2018) Dolar/TL'de % 40 lara varan bir yükseliş potansiyeli ön görmüşüm. Bu yükselişin 4,90'ları bulacağını buradan merkez bankası müdahalesi ile 4,50'lerde bir seviyeye geleceğini ön görmüşüm.
22 mayıs 2018'de Dolar/TL 4,93'ü gördü. Türkiye'de piyasalar kapandıktan sonra Merkez bankası 300 baz puanlık faiz artışı ile Geç Likidite Penceresini % 16,5'e çıkardığını açıkladı dolar/TL 4,54'lere kadar geriledi.
Benim tahminim nerdeyse tam olarak gerçekleşti.
Küresel piyasalara bakış açısın tarafsız ve onu anlamaya yönelik olursa ön görme ihtimali artıyor. Ancak ama tahmin etmek değil küresel piyasaları anlamaya çalışmak olmalı.
 
ETİK NEDENLERDEN ÖTÜRÜ
Dolar/TL öngörüsünü genel paylaşımlarda yazmayı doğru bulmuyorum.
 
 
Dolar/TL ile ilgili TL negatif beklentim olduğu zaman bunu genele yayan yazılar yazmayı etik bulmuyorum. Ekonomik olarak her bireyin üzerine düşen küçük büyük sorumluluklarını bilerek davranması gereken bir dönemdeyiz.  Elbette ki en büyük sorumluluk ve bu sorumluluğun gereğini yapmak siyasete düşüyor bu dönemde. Çoğu dönemde olduğu gibi.
Neden bu ön görüyü bloggta vaktinde paylaşmadım ?
Ekonomik gelişmeler gerçekler ve beklentilerle oluşur. Ama hangisinin hangisini doğuracağı önceden belirlenemeyebilir. Yani TL değer kaybedecek beklentisi TL'ye değer kaybettirebilir ve değer kaybeden TL bir takım gerçekleşmeleri oluşturabilir. Örneğin enflasyon artışı, şirket geri ödemelerinde sorunlar ve buna bağlı bir takım zincirleme ekonomik sorunlar.
Ama bu durum ekonomik sorunların gerçekleşmesine ikincil oluşan beklentilerle de oluşabilir.
Matrix filminde kahin Neo'ya vazo için üzülme diyor.
Neo 'Ne vazosu derken soluna yanına doğru bakınıyor. o sırada vazoya çarpıyor. vazo kırılıyor. Bunun için özür diliyor. Kahin " üzülme dedim ya " diyor.
Neo: nasıl bildin diye soruyor?
Kahin: Asıl soru o değil. Ben Vazo için üzülme demeseydim sen dönüp onu düşürecek miydin?
Bu filmin en etkileyici repliklerinden birisi diye düşünüyorum.
Ön görüler bazen gerçekleşmenin nedeni olabilir.
Benim bu blogta sorumluluk hissetmeme gerek var ımı? zaten okuyanı yok denecek kadar az.
Ama sanal dünyada sürecenin nasıl gerçekleşeceği hiç belli olmuyor. Bu bloğun amacı popüler olmak değil sadece ekonomik gelişmeler hakkında bir günce oluşturmak.
Bloğun az mıktardaki okuru şunu soruyor olabilir. Bundan sonraki Dolar/TL tahmini nedir?
Etik nedenlerden ötürü bu tahmini burada yazmayacağım. Muhtemelen benzer bir zaman göstergesi olan bir şekilde yazıp gerçekleşmeden sonra burada paylaşacağım.
 
 
 
 
 
 
 

6 Şubat 2018 Salı

Büyük Düşüş -2

8Bu blogg da yazılı olanlar yatırım tavsiyesi değildir. Piyasalardaki hareketleri anlama ve öngörme denemeleridir)
ABD borsalarında tarihe geçecek bir düşüş günü. Üst üste ikinci gün düşüyor. Cuma günü % 2,5 düşmüştü. Bunun üstüne dün bir yazı yazmıştım. Panik atak bir havaya geçiş olabilir diye.
Bu gün DOW endeksi %6'ları bulan bir düşüş yaşandı günü % 4,5 düşüş ile kapattı. Tam bir panik havası yaşandı. Peki o hava toparladı mı elbette hayır. Piyasa % 4 leri aşan düşüş ile ABD'de kapandı. İki günde DOW endeksi 26 binlerden 24 binlere indi. Sadece iki gün hisse senetleri piyasasını takip etmemiş birisi bu gün kapanış fiyatına baksa kesinlikle inanamaz.
Bu durum şimdi asya piyasalarında nasıl bir döngüye neden olacak. dolar/yen paritesindeki düşüşü de düşünürsek japon borsası çok daha büyük bir düşüşle açılabilir. Bir tür reentri halkası gibi Asya'da gelebilecek büyük düşüş yarın Avrupa açılışında daha da büyümüş bir dalgaya neden olabilir. Düşüşler, bir benzetme ile çekilen su altında gizlenen bazı gerçekleri ortaya çıkartabilir. Bu gerçekler dalgayı genişletebilir.
Şu anda yazıyı yazarken SP 500 future değeri % 5 in üzerinde aşağı da. Yani piyasa kapandıktan sonra da negatif hava devam ediyor.
Bu arada negatif ve pozitif toplamda değişmeyen bir enerjinin içinde olduğumuz evrensel fiziksel yasayı hatırlamak gerek. Bunu piyasalar için de geçerli olduğunu unutmamak gerek. pozitif aşırı yük doğal bir negatif potansiyel oluşturdu. Şu anda negatif gücün kuvvetlendiği bir döneme girmiş görünüyoruz.
Türk hisse senetlerine bu düşüş nasıl yansıyacak? Bu sorunun cevabı önemli. Uzun süredir piyasaları takip eden herkesin gözlemlediği bir irrasyonel hisse senedi hareketi var. Bu gün (5 şubut 2018 pazartesi) borsa geneli düşerken THY % 5 civarı artı kapattı. İSC % 4'ün üzerinde düşerken THY hisse senedinde ki artış örneğinde olduğu gibi irrasyonel hisse senedi hareketleri var. Türk hisse senetleri borsasında bu şekilde kar elde eden bir sermaye akımı var. Bu hareketler düşüşleri büyük ölçüde sınırlandırırken TL cinsinde rekorlara ulaşılmayı sağlamış görünüyor. Global büyük bir satış hareketi bu irrasyonel davranan sermayenin hareket mantığını değiştirebilir, ya da irrasyonel hareket gücünü aşabilir. Her iki durumda da Türk hisse senetlerinde düşüş daha ivmeli olabilir.
 Bu satış dalgasının reel ekonomik faaliyetlerle direkt ilgisi yok. Esasen piyasalar hep beklenti üzerine hareket ettiği için her zaman kendi gerçekliğinde yaşıyor. Maddesel gerçeklikle ilgisi çok fazla yok. Dönem dönem maddesel gelişmelerin oluşturduğu beklentiler o gelişme ile eş zamanlı olduğu için bir takım  temel analizler mümkün olabiliyor.  ama bu ender zamanların dışında hisse senetleri kendi beklentisel (maddesel olmayan) gerçekliğinde yaşıyor.
Beklentiler şu anda panik atak bir psikoloji ile şekillenme sürecine giriyor.
Bu ara notlardan sonra tekrar Türk hisse senetlerini tahmin etmeye çalışırsak. Beklentisel gerçeklik, irrasyonel sermaye hareketindeki olası çekilme ile çok daha büyük bir geri çekilme riski Türk hisse senetleri için geçerli.
Bu blogg yazmaya başladığım ilk zamanlardan beri Türkiye piyasalarını benzer diğer gelişmekte olan ülke piyasalarını uçurumun kenarında zirveye çıkmaya çalışan ekonomiler benzettiğim yazılarım olmuştu. Bu modelle anlatım ya da anlama çok önemli. Büyümek dağda yükselmek anlamında düşünelim. Yükseliyoruz ama hep dağın en dış yollarında, uçurum kenarlarında yürüyerek. Olası bir sarsıntı uçurumdan düşme riski oluşturuyor.
Tabi bu zircir ettisi ile diğer yakın ülkeleri de uçurumdan aşağı çeken bir örnekleme. Benzer ve iletişim halindeki bir ekonomi uçurumdan düşerse diğerini de getirebilir.
İlginç olan ise ABD piyasalarının uçurumudan düşmeye başlaması. Ekonomik gerçeklere bakıldığında en güvenli bölgede bulunan ülkenin piyasaları bu hareketi yapıyor ise uçurumun kenarındaki ülkeler için iş çok zor düşmemek imkansız gibi.
ÇOK DİKKATLİ OLUNMASI VE DİKKATLE TAKİP EDİLİP NOT ALINMASI GEREKEN BİR DÖNEMDEYİZ.

5 Şubat 2018 Pazartesi

NOT ALINMASI GEREKEN BİR CUMAYDI 2 ŞUBAT 2018 ABD BORSALARINDA CİDDİ DÜŞÜŞ

02/02/2018 cuma günü ABD borsalarında ciddi bir düşüş oldu. Uzun süredir bu büyüklükte bir günlük satış olmuyordu. Dow 30 endeksi 666,75 puan % 2,54 düştü. Diğer endekslerde % 2 civarı düştü.
VIX endeksi % 28,51 arttı.
Bu derecede büyük dalga hareketleri uzun bir süredir olmuyordu.
Cuma günü ne oldu ?
Tarım dışı istihdam 200 bin geldi beklendi 180 bin
saatlik kazançlarda artış beklentilerin üzerine çıktı.
Sonra ABD tahvil faizlerinde belirgin bir artış oldu.
Sonuçta tetiklenen nokta bir satış dalgası oldu. Uzun süredir biraz da dışarıda kalmaya çalışarak hisse senetleri piyasasındaki hareket psikolojisini anlamaya çalışıyorum. En temel ön gördürücü faktör bence bu. yani piyasaya hakim psikoloji. Bu psikoloji değişmediği sürece dalga yönü değişmiyor.
Piyasaya hakim psikoloji anlaşılırsa ön görmek daha kolay. Ddört beş yıl önce panik atak bir piyasa vardı. Ancak son bir yıldır. İyimser biraz da mani içerisinde bir piyasa psikolojisi hakimdi. Bu ruhsal durumun zedelendiği bir gün 2 şubat 2018.
Kişisel beklenti ve öngörüm ise böyle bir travmatik günün piyasanın yönü değiştireceği idi. Bu travmatik gün tekrarlanırsa bakış açısı hızlı bir şekilde bozulabilir . Tarihi zirvesinde olan hisse senetleri piyasasında bir satış dalgası gelebilir.
Belirli bir seviyele kadar satış dalgası sağlıklı bir yükselme için de gerekli. Ancak bunun yükselişteki bir düzeltme mi yoksa değişen bir psikolojimi oluşturacağını  şimdiden  söylemek zor.
Elbette ki global hisse senedi satışı bizde TL'de zayıflama anlamına geliyor.
Son dönemlerde hisse senetlerinde düşüş olasılıklarını iyi öngördüm. En son mali endeksin 140 bin civarından dönebileceğini tahmin etmiştim. 125 binlere kadar indi (Dolar/TL'de de % 10 kadar yükseliş oldu bu tahmin % 30'ların üzerinde bir getiri sağladı) 125 bin seviyelerinden  tekrar yükseliş başladı. yükselişin başlayacağına dair bir ön görüm olmadı. Çünkü global bir satış beklentisi içinde olduğum için alış önerisinde bulunmak riskli görünüyor benim için.
Şimdi global satış dalgasının eşiğinde olabiliriz. Elbette ti  tek bir günlük satış yeterli gösterge değil. Ama satışın boyutu bir türbülansa işaret ediyor. Girilen türbülanstan ne yönde çıkılacağını ise günler gösterecek.
Piyasalar açısından dikkatli olunması ve incelenmesi gereken günlerdeyiz.

9 Kasım 2017 Perşembe

DTH (Döviz Tevdiat Hesapları ) MİLLİ GELİR ve dolayısıyla GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILADA ARTIŞ SAĞLAYAİLİR Mİ?

Son yıllarda TL'de sürekli bir değer kaybı yaşanmakla birlikte gittikçe artan dalga boylarında dalgalanma grafikleri de dikkat çekiyor.
Yani  TL değer kaybettikten sonra % 10'lara yakın bir değerlenme oradan tekrar bir değer kaybı gibi ciddi dalga boylarında salınıyor. Son 10 yılda TL değeri döviz sepeti karşısında üçte birine düştü.  Son 5 yılda ise % 10'u aşan 5 den fazla  dalga oluştu. Son 1 yılda ise % %35 civarı bir yükseliş ardından % 15 düşüş ve tekrar % 15 yükseliş yaşındı ve 8/11/2017 itibari ile tekrar sepet bazında rekor görüldü. Bu gün 9/11/2017 itibari ile 4,16 seviyelerinde.
Bu dalgaların hepsinde doğru pozisyon alındığı bir varsayım. DTH hesapları yılda % 30 artabilir.
Peki burada seçilecek döviz hangisi olmalı?
Rasyonel değerlenme olasılıkları takip edilirken bakılması gereken ana unsur ticarete konu olmayan para birimlerinin seçilmesi uygun olabilir.
Türkiye'de ithalat ve ihracat daha çok Dolar ve Euro ile yapıldığı düşünülürse Japon yeni ya da İngiliz sterlini gibi para birimlerinin tercih edilmesi ülke ekonomisi açısından rasyonel olabilir. Çünkü TL'nin dolar ya da Euro'ya karşı değer kaybettiği durumlarda DTH'lardan gelecek talep yönlü hareket artış hızını yükseltebilir. Bu da sorun yaratabilir.
DTH'ların uygun kullanımı bazı durumlarda piyasaya TL salınımını sağlayabilir. Bu da TL'nin değer kaybettiği bazı durumlarda kar realizasyonu yapan DTH hesap sahiplerinin döviz bozdurması ile dengelenebilir.
Kısaca finansal okuryazarlığı gelişmiş bir ülkede vatandaş döviz yatırımı  uygun yapar ise ülke büyümesine katkı sağlayabilir.

25 Ekim 2017 Çarşamba

Dolar/TL'de yön neresi grafikler ne diyor?

(burada yazılı olanlar yatırım tavsiyesi değildir sadece tahmin denemesidir)
Bu tahmin sadece teknik yani grafiklere bağlı bir tahmin. Ülkesel ya da global hiç bir gelişme göz önüne alınmaksızın yapılmış bir tahmindir.
Teknik analizin temeli hayatın temel değerlerinin grafiklerin yönüne uyuyor olmasıdır. Yani bir adım önde olan grafiktir.
DOLAR/TL
Grafikleri incelediğimde gözüme çarpan bir konu vardı. 3 gün önceki hesabım 2 gün önce sözel olarak paylaştığım nokta şuydu: Eğer dolar/tl 3,75'i geçerse grafik 3,90'a doğru yol alabilir. Burayı aşması halinde 4,50 seviyesine doğru bir hareket olabilir.
İki para birimini arasında ülke enflasyanlarından doğan % 10'a yakın yıllık değişim potansiyeli zaten var. Yani her yıl enflasyon farkı kadır dolar/tl'de artış beklemek gerek. Sorun şu ki bir yıl önce dolar/tl'nin bazal değeri kaçtı sorusunu net cevaplayamıyoruz. Bu cevaplayamadığımız soru para piyasalarında iniş çıkışlar ve doğal olarak iki yönlü beklentiler oluşturuyor. Buda daha önce pozisyon alanlar için bir kazanç fırsatı oluşturuyor.